Değirmenci de, tüccar da bu işi pek bilmiyor.
Çiftçiye her yıl yeni adresler gösteriliyor. şu çeşit iyi, sen bunu ek, ötekini boş ver diye.
Geçen yıl dedikleri dökülüyor bu yıl, isimleri önemli değil. Kilosu 0,585 TL'ye de satılıyor, 0,380 TL'ye de. Kaç tanesi yüksek, bakın satış listelerine, yüz de üç beş.
Diğer çeşitlerde de öyle değil miş
Herkes, yetiştirme şartlarının kalite ve verim üzerine etkisini göz ardı ediyor. Yılın farklılıkları bir yıl bir çeşiti, başka bir yıl başka bir çeşiti öne çıkarabiliyor. O nedenle de çiftçi her yıl bir arayış içinde, yıllardır aradığını da bulamady. Böyle giderse bulamayacak da.
Lütfen beyler, tüccarlar, TMO yetkilileri, bakanlık yetkilileri.
Çeşit bazında alımdan vaz geçin, kalite bazında alım yapın. Önünüze bir çeşitin çok kötü mahsülü de, çok iyi mahsülü de gelebilir. İyi denen çeşitten kötü mahsül, kötü denen bir çeşitten iyi bir mahsül alınabilir. Belirleyici olan iklim ve yetiştirme şartlarıdır. Bu farklılık aynı köyde, komşu iki tarlada, hatta aynı tarla içinde bile olabilir. Her yıl yeni adresler göstermekten vaz geçin. Geçen yıl tohumlukları 1.2 TL'ye satılan Buğday çeşitlerine bir bakın. Bir çeşitin genetik kalite performans ortalaması yüksek olabilir. Bu, her çeşit her yer, her yıl ve her şartta bu performansı gösterecek anlamına gelmez.
Bir ara UKRAYNA dediniz, şişirdiniz. Toros dediniz havalarda uçurdunuz. Bu çeşitleri ekip de verimi düşük olan, düşük fiyata satan onlarca çiftçi var ortalıkta dolaşan. Bağka çeşitler için de aynı şeyler geçerli.
Gelin çifçiye kaliteli Buğday nasıl yetişir onu öğretelim, hangi çeşiti değil. Alımı çeşit üzerinden değil kalite kriterleri üzerinden alalım.
Çiftçi birilerinin oyuncağı olmasın. Özellikle bu konuda TMO'ne çok iş düşüyor.
Daha bilinçli ve sağduyulu olmamız dileğiyle .....
Doç. Dr. Hasan Ekiz